Thetis, deniz tanrısı Nereus ile Doris'in kızlarından biridir ve Nereidlerin (deniz perilerinin) en ünlüsüdür. Aynı zamanda Akhilleus'un annesi olarak Homeros'un destanlarında önemli bir yere sahiptir.
Bu kompozisyondaki ikonografi: Thetis'i tanımlayan en önemli unsur, balıklarla birlikte betimlenmiş olmasıdır. Figürün iki elinde tuttuğu büyük balıklar, onun deniz dünyasıyla olan bağını simgeler. Etrafında yüzen diğer balıklar, sahnenin deniz ortamında geçtiğini açıkça ifade eder. Hafif hareket hâlindeki giysisi ve zarif duruşu, Nereid tasvirlerinin tipik özelliklerindendir. Kırmızı zemin üzerine beyaz figür tekniği, Geç Arkaik ve Erken Klasik dönem Attika seramiklerinde görülen dekoratif anlayışı hatırlatıyor. Dış bordürdeki dama (checkerboard) deseni ise bazı Attika kyliks ve tabaklarında kullanılan süsleme şemalarından biridir.
Mitolojideki önemi: Zeus ve Poseidon, Thetis'e ilgi duyarlar. Ancak bir kehanet, onun doğuracağı oğlun babasından daha güçlü olacağını söyler. Bu yüzden Thetis, ölümlü kahraman Peleus ile evlendirilir. Bu evlilikten Akhilleus doğar. Thetis, oğlunu ölümsüz yapmak için çeşitli girişimlerde bulunur; en bilinen anlatıda Akhilleus'u Styx Nehri'ne batırır ve yalnızca topuğundan tuttuğu için o kısım savunmasız kalır. Homeros'un İlyada destanında Akhilleus'un yeni zırhını tanrı Hephaistos'a yaptıran da yine Thetis'tir.
Sanat tarihindeki yeri: Thetis, antik seramiklerde çoğunlukla üç farklı biçimde görülür: Peleus ile güreşirken, deniz perileriyle birlikte denizden yükselirken, ya da balıklar ve deniz canlıları arasında tek başına. Balıkların figürün etrafında ritmik olarak yerleştirilmesi, onu doğrudan denizin hâkimi olarak tanıtıyor.
Bu eser, terra sigillata tekniği kullanılarak özgün antik örneğe bağlı kalınarak yeniden üretilmiştir.