Şahmaran I – Dönüşüm

Sanatçı
Melike Doğan
Koleksiyon
Masalın Hafızası — Şahmaran Serisi
Tür
spiral, yükseliş, organik değişim
Teknik
Serbest şekillendirme, şamotlu çamur ve Raku pişirimi
Tema
Dönüşüm / Eşik
Boyut
30 × 45 cm
Yıl
2009

Şahmaran I, dönüşüm anının kendisidir. Yılan beden alt kaideden başlayarak bir spiral çizerek yükselir, kendi boşluğunu yaratır ve o boşluğun etrafında kapanır. Formun iki ucunda iki varlık karşı karşıya gelir: Bir yanda yalın, içgüdüsel yılan başı; diğer yanda boynuzumsu çıkıntıları, çatallı dili ve içe dönük bakışıyla insanlaşan yüz.

Bu iki baş birbirine değmez. Aralarındaki mesafe, insan ile doğa arasındaki kadim mesafenin, özlemin ve sessizliğin alanıdır. Pişmiş toprağın dokulu, yanık teni bu anlatıyı masalsı bir figürden çıkarıp toprağın hafızasına taşır.

Şahmaran, Anadolu'nun sözlü kültüründe yüzyıllardır yaşayan; bilgelik, doğa, şifa, sır ve dönüşüm kavramlarıyla ilişkilendirilen kadim bir anlatının izlerinden doğan seramik heykel serisidir.

Bu seride Şahmaran, geleneksel anlatılardaki yarı insan yarı yılan biçiminin doğrudan bir temsili olarak ele alınmaz. İnsan yüzü, yılansı beden ve organik formlar birbirine eklenen ayrı parçalar olmaktan çıkar; kıvrılan, bölünen, yeniden birleşen ve sürekli dönüşen tek bir varlığa dönüşür. Böylece Şahmaran, belirli bir figürden çok insan ile doğa arasındaki sınırda yaşayan bir varoluş biçimi olarak yeniden yorumlanır.

Heykellerde tekrar eden spiral hareketler, iç boşluklar, karşı karşıya gelen insan ve yılan biçimleri; eşik, dönüşüm, ikilik, içsel bilgelik ve özlem kavramlarını görünür kılar. Boşluk ise yalnızca heykelin biçimsel bir unsuru değildir; yerüstü ile yeraltı, bilinen ile bilinmeyen, insan ile doğa arasındaki geçişi çağrıştıran sembolik bir alana dönüşür.

Serinin her parçası Şahmaran'ın başka bir hâlini taşır. Kimi zaman insan ve yılan aynı bedende birbirine dönüşür, kimi zaman figür kendi içine kıvrılır; kimi zaman ise insan yüzü ile doğasal beden arasındaki mesafe bir sessizlik ve özlem duygusu yaratır. Bu farklı biçimler boyunca Şahmaran'ın bilgeliği, dışarıdan edinilen bir bilgi olmaktan çok toprağın, suyun ve canlılığın içinde saklanan kadim bir hafıza olarak düşünülür.

Şahmaran Heykel Serisi, masalı yeniden anlatmak yerine onun bellekte bıraktığı izlerin peşinden gider; Şahmaran'ı geçmişten gelen mitolojik bir karakter olarak değil, doğa, insan ve hafıza arasındaki ilişkinin bugün de dönüşmeye devam eden simgesel bir varlığı olarak ele alır.

Bu eser hakkında yazın